Çalgı yapım ustası Aydan Akıneri'nin 55 yıllık Sol Klarnet tutkusu onu günümüzde Türkiye ve dünyanın sayılı klarnet yapım ustalarından birine dönüştürdü. İzmir'de, adeta nefesli sazlar hastanesini andıran atölyesinde bir cerrah titizliği ve araştırmacı tutkusuyla her türlü nefesli sazın derdini çözüyor...
Nefesli çalgılar aleminin Türkiye'deki sayılı ustalarından birinin konuğuyuz. Aydan Akıneri, kendi adıyla kurduğu Akıneri Nefesli Sazlar Atölyesi'nde tam 55 yıldır klarnet üretiyor. Sadece Türkiye'de değil yurtdışında da hatırı sayılır şöhreti olan Aydan Akıneri, bugün Türkiye'nin sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen sol klarnet yapım ustalarından biri.
Araştırmacılar Furkan Üstündağ ve Hazan Kurtaslan'ın 2024 yılında yaptıkları akademik çalışmada (*) Türkiye'de sol klarnet üretimini sadece üç ustanın yaptığından bahsediliyor. Bu isimlerden Ordulu Ahmet Özdemir 2014'te vefat etmiş. Bursalı Ramazan Kor işini yeni nesle devretmiş. Aynı kuşaktan gelen Aydan Akıneri ise aktif olarak çalışmaya devam eden tek isim.
Akıneri çalgı yapımıyla yetinmeyip özel senfonik orkestralar, devlet senfoni orkestraları, devlet opera ve balesi orkestraları ve konservatuarların çalgılarını tamir ediyor; yıpranmış veya zarar görmüş enstrümanlara ilk müdahaleyi yaparken, çalgılarım ömrüne ömür katan, tutkulu bir cerrah gibi çalışıyor. En dikkat çekici özelliği ise dünyanın ilk karbon fiberli klarnet üreticisi olması.
Aydan Akıneri, İzmir Alsancak limanın arka alanında yer alan Umurbey Mahallesi'ndeki atölyesinde 2004 yılından bu yana her sabah 07.00'den gecenin geç saatlerine kadar, deyim yerindeyse, çeşit çeşit üflemeli sazla yatıp kalkıyor. Alsancak'ın dev bir şantiye alanına dönüşen bu mahallesinde şehrin bağrına saplanmış gökdelenler pıtrak gibi çoğalmış. Karşıdaki metruk bırakılmış tarihi yapılar son yıllarda bağımlıların müdavimi olduğu tekinsiz mekanlara dönüşmüş. Atölyeyi ziyaret ettiğimiz gün, birkaç adım ileride Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün İzmir Büyükşehir Belediyesi'nden adeta kaçırırcasına el koyduğu Meslek Fabrikası'ndaki direniş ise devam ediyor.
Kendi çalgısını tamir etmek için yola çıktı...
Aydan Akıneri, 1948 Urla doğumlu. Babası dönemin donanma komutanlığında görev yapan bir asker. Sonraki yıllarda Aydan Akıneri de ibabası gibi, askerliği seçecek. Kara Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mızıka Okulu'ndan 1968'de mezun olacak. Bir süre aynı kurumda saksafon çalacak. 1972 yılında ise gönlünün sesini dinleyecek, evlilik sebebiyle askerlikten ayrılacak ve Finlandiya'ya yerleşecek ve fagot sanatçısı Stig Forsman'ın öğrencisi olacak. Askeri Mızıka Okulu'nda almış olduğu üst düzey eğitim onun yabancı bir ülkede müzisyen olarak hızla yükselmesini sağlayacak. Bir gün enstrümanının arıza yapması onu bambaşka bir yolculuğa çıkaracak. Finlandiya'da fagotunu tamir edecek usta bulamayınca çalgı onarımı, ona hayatında yepyeni bir pencere açacak. Önce Almanya, ardından ABD'ye giderek bu alanda uzmanlaşacak. 1973'te Finlandiya'da ilk işini kuracak. Daha sonraki yıllarda İsveç'in Göteborg kentinde Bossey ve Hawkes firmasının çalgı yapım, bakım, onarım bölümünü kuracak. 1990'ların ortasında dek Finlandiya'da sürdürdüğü Akıneri Nefesli Sazlar markasını 2000'lerin başında İzmir'e taşımadan önce bir süre Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesinde orkestra müdürlüğü yapacak. İzmir'de dönünce Devlet Opera ve Bale'de hizmet verecek.
Aydan Akıneri'nin kişisel merakla başladığı çalgı üretimi ve tamiratı, yarım asrı geçen meslek yaşamında ona dünyanın önde gelen müzisyenleri ve icracıları ile tanışma ve alanının en yetkin isimlerden biri olma fırsatı sunacak. Atölyesinin duvarlarını süsleyen, aralarında Hüsnü Şenlendirici, Serkan Çağrı gibi Türkiye'den ve dünyadan ünlü klarnet ustalarıyla çekilmiş anı fotoğrafları kurulan dostlukların kanıtı.
Akıneri tam donanımlı bir enstrüman hastanesine dönüştürdüğü atölyesinde cerrah titizliğinde çalışıyor. Nefesli sazlar onun kocaman ailesi gibi. Atölyesine getirilen klarnetler, yan flütler, tubalar, kornolar ve saksafonların derdini anlıyor, sorunlarını çözerek ömürlerini uzatıyor. Yanında yetişen gençler de var, yıllarca aynı torna tezgahında birlikte çalıştığı emektar ustalar da.
Devamlı arayan müşterileri olduğu için telefonu hep elinde. Ya yeni bir sipariş geliyor ya da enstrümanı zarar görmüş bir müzisyen onu arayıp buluyor. Ayda en fazla beş sol klarnet yapılıyor bu atölyede. Her biri yoğun emek ürünü. İşin geri kalan kısmı ise onarıma muhtaç nefesli sazlara ses ve kondisyonlarını geri kazandırmak, bir nevi hayat öpücüğü vermek...
''Aman dikkat'' diyor Aydan Akıneri, ''Her enstrümanı ehil ellere emanet etmek lazım. Aksi hem vakit hem de para kaybedersiniz."
Klarnet, kökleri 1600’lü yıllara kadar uzanan, kamışla çalınan, beş parçadan oluşan üflemeli bir saz. Dokuz farklı türü olan klarnetin Türkiye’de yaygın olarak kullanılan türü Albert sistemde üretilen sol klarnet. 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı'nın Batılışma hareketiyle paralel olarak dönemin askeri bandosu Muzıka-i Hümayun bünyesinde kullanılmaya başlanan, halk dilinde Gırnata olarak da bilinen sol klarnet günümüzde Akıneri Nefesli Sazlar'ın alamet-i farikasına dönüşmüş. Üretiminde şimşir, abanoz, grenadilla gibi farklı ağaç cinsleri kullanılıyor. Çalgının perde kaplaması gümüş veya altın olabiliyor. Tüm bu değişkenlere bağlı olarak fiyat 30 bin TL-90 bin TL arasında değişiyor.
Buluş peşinde bir usta
Aydan Akıneri'nin çok fazla bilinmeyen bir özelliği de, buluşculuğu. Ar-GE merakı akademik dünya ile buluşunca 2017 yılında ilk kez karbon fiberli klarnet üretimine imza atıyor. Sabancı Üniversitesi'nden yürütülen bir proje kapsamında grafen teknolojisi kullanılarak ilk kez nanografen katkılı, karbon fiber gövdeli ve titanyum perdeli, hafif ve uzun ömürlü yeni tip klarnet ve yan flüt tasarlanıyor.
Aydan Akıneri bu çalışmayı şöyle anlatıyor:
''Klarnet ve yan flüt üretiminde, ağaç gövde ve nikel-krom, prinç tuş takımı kullanılıyor. Yaklaşık yarım asırlık deneyimlerimiz neticesinde müzisyenlerin yıllardır yakındıkları şikayetleri doğrultusunda korozyona ve darbelere dayanıklı, insan sağlığına zararı azaltılmış, uzun ömürlü ve bakım periyodlarını uzatan, grafen katkılı karbon fiber gövdeli, titanyum tuş takımına sahip yeni tip klarneti imal ettik. Bu ar-ge çalışmasının neticesinde ortaya çıkan ürün dünya standartlarının üzerinde, üstün ses kalitesine sahip, iç cidarı akustiğe tamamen uygun pürüzsüzlükte, darbelere karşı %80 daha dayanıklı ve %40 daha hafiftir. Bu neticede kullanım ömrü mevcut ürünlere göre daha uzun olacak klarnet yüksek katma değere sahip ulusal bir kazanım."
Akıneri'nin kendi geliştirdiği klarnet bareli yani çalgının ağızlık kısmı ile üst gövdesi arasında yer alan, akordu ayarlamak için kullanılan parça da Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan tescil almış. Akıneri bu buluşa şimdilerde bir yenisini daha ekliyor ve klarnet için ağızlığa takılan kamışa daha önce hiç kullanılmamış olan bir ayar sistemi getiriyor. ''Bu buluş aslında dünyada sadece İsviçre'de hali vakti yerinde zengin bir beye ait. Biz bunun patentini kendisinden satın aldık. Artık sadece biz yapacağız. Zira beyefendi çok yaşlanmış. Bu buluşun ilk sahibi zaten onun babasıymış. Üretim hakları tümüyle bize geçti. Bu sayede çalgının ses kalitesi çok daha iyi olacak. Bugünlerde bununla ilgili eğitim almaya gideceğim''.
Çinliler atölyesini almak istiyor
Nefesli sazlara olan yarım asırlık tutkusu Aydan Bey'i hep farklı deneyimlere çağırmış. Şimdilerde yeni kararlar arefesinde. Adanmışlık ve tutkuyla bugünlere getirdiği atölyeye Çin'den büyük ilgi olduğunu anlatan Aydan Akıneri, ''Biliyorsunuz Çin'den alınan vergiler yükseldiği için Çin bazı sektörlerde üretimini Türkiye'ye kaydırmak istiyor. Bizim atölye ile de bu nedenle ilgileniyorlar. Benden patentimi alıp, aynı zamanda serbest bölgede bir fabrika açmak istiyorlar. Fakat, aynı zamanda Ege Üniversitesi de burayı alıp nefesli sazlar için bir yapım yerine dönüştürmek istiyor. Benim gönlüm elbette üniversiteden yana. Burası bizde kalsın istiyorum. Hem Çinliler 100 Milyar verse ne olur. 78 yaşına gelmişim, mezara mı götüreceğim?'' diyor.
(*) Türkiye’de Sol Klarnetin Gelişim Süreci ve Yapım Ustalarının Sol Klarnete İlişkin Görüşleri. Korkut Ata Türkiyat Araştırmaları Dergisi, 15, 1362-1378. 2024




Yorumlar