İzleyiciler

9 Mayıs 2025 Cuma

SEFERİ KEÇİ: Ayvalık Bit Pazarı’nda tezgahlar, insanlar, hikayeler

Hayat pahalılığı ve eşitsizlik ülkenin- ısrarla görmezden gelinse de- bir numaralı sorunu. Gerçek enflasyon verileriyle resmi rakamlar arasındaki uçurumun her geçen ay büyüdüğü Türkiye’de insanlar, ufalan gelirlerini artırmanın yollarını arıyor. Özellikle sabit gelirli emeklilerin ikinci iş, bazen de hobi olarak gördüğü gelir artırıcı yolların başında bit pazarları geliyor. Geliri dar, zamanı bol emekliler ikinci el eşyalarını bit pazarlarında tezgah kiralama yoluyla elden çıkarırken; ufak da olsa yan gelir elde etmeye, sofraya bir ekmek daha koymaya çalışıyor. 


Ayvalık’taki bit pazarı, emekli satıcı profilinin en yoğun olduğu ikinci el pazarlardan biri. 2007’den beri, pandemi dönemi hariç, aralıksız olarak her Cumartesi kurulan bit pazarı, emekli nüfusun her sene arttığı ilçede döngüsel ekonomi kavramının günlük hayata uygulandığı bir platforma dönüşmüş adeta. Kimisi kullanmadığı ev alet ve gereçlerini, kimisi orijinal seramik takımlarını bazısı da teleskop dürbünü veya koku çantası, şef bıçak seti gibi nadir bulunabilecek parçaları tezgahına koymuş.
Efendilik tek kriterimiz
İlçenin en işlek caddesi olan Barbaros Caddesi’ne açılan sokaklara kurulan bit pazarı, ilk kez 2007’de Deniz Tuğhan Arbak tarafından hayata geçirilmiş. İstanbul-Moda’da antikacılık yapan Deniz Bey, Ayvalık’a yerleşip işini de buraya taşıyınca Ayvalık Bit Pazarı zamanla önemli bir çekim merkezi haline gelmiş. Bit pazarında satıcı olmak için tek kriter Deniz Bey’in ifadesiyle ”Efendilik”. Yasa dışı olarak tanımlanan ve ticareti yasak olan mallar dışında bu pazarda her şeyin satılabildiğini belirten Arbak şöyle anlatıyor pazarı; ”Şimdilerde geri dönüşüm, sürdürülebilirlik herkesin dilinde. Biz burada bunun günlük yaşamdaki karşılığını yaşıyoruz. Biliyorsunuz dükkan açmak artık çok maliyetli. Burada bir tezgaha günlük 300 TL ödüyorsunuz. Sonra dilerseniz 10 bin TL’lik mal satın. Evde kullanmadığımız her şey birer sermayedir. Tost makinasından cekete, her şey… Üstelik bugün aldığınız yeni ürünlerin çoğu, eskiden aldıklarınıza göre pahalı daha kalitesiz”. Deniz Bey’e hak vermemek mümkün değil doğrusu. Antik dönemlerden bu yana dokumanın ve dolayısıyla tekstilin ana yurdu olan Anadolu topraklarında bugün sektör derin kriz yaşıyor. Fabrikasyon giyim ürünlerindeki kalite gözle görülür biçimde düştüğü gibi mağazadan giyim alışverişi yapmak çok ciddi bütçe demek. Dolayısıyla ikinci el kıyafet alışverişi bir anlamda zorunlu bir seçime dönüşüyor. Ayvalık Bit Pazarı bir kaç sokağa birden yayılmışlığı, sergilenen objelerin çeşitliliği ve kentin tarihi binaları arasında eski dokuyu soluyarak dolaşma imkanı vermesiyle turistik bir güzergaha dönüşmüş durumda. Günübirlik ziyaretçiler pazarı dolaşmadan ilçeden ayrılmıyor.
Şehirlerarası ulaşım maliyeti esnafın belini büktü
Yaklaşık 14 yıldır pazarın müdavimi olan Kemal Bey’in tezgahı ise pazarın en renkli köşelerinden. Çalışan bir dürbün teleskop, korno, pikaplı eski bir radyo, 100 küçük parfüm şişesinin yer aldığı koku çantası gibi orijinal parçaları tezgahında bulmak mümkün. Kemal Bey pazarın eskilerinden olduğu için müşterisi de bol. 32 yıl devlette çalıştıktan sonra emekli olup Aliağa’ya yerleşen Kemal Bey, 40 yıla yakındır bu işi yapıyor. ”Eskiden Alaçatı böyle popüler değilken ilk biz başlattık bu işleri orada. Sonra herkes geldi. Kalabalıktan bunalıp kaçtık oralardan’‘ diyor. İstanbul Feriköy, Ankara Ayrancı gibi ülkenin en büyük bit pazarlarında tezgah açan, İzmir’den mal götürüp sattığını anlatan Kemal Bey, mazota gelen zamlar nedeniyle şehir dışına çıkmayı bırakmış. Üsküdar Antikacılar Çarşısı’nın eski esnaflarından Adnan Bey de Ayvalık’ta tezgah açanlardan. Ören’e yerleşen Adnan Bey’in de işleri aynı nedenle sekteye uğramış. Eskiden İzmir ve Bursa’daki bir pazarlarında satış yaparken benzin zamları nedeniyle artık hiç bir yere kıpırdayamadıklarını anlatıyor. Tezgahının üstünde adeta yok yok. Yağlıboya tablolar, ayakkabılar, porselen fincan setleri, marka güneş gözlükleri, koleksiyon saatler… Günlük ciroyu soruyoruz; ‘‘Bazen 5, bazen 10 bin TL. Hiç belli olmuyor. Emekli aylığım olmasa buradan kazandığım yetmez” diye yanıtlıyor.
Rum evleri talan edildi, sadece kapılar kaldı
Tezgah komşusu Nesrin Hanım Ayvalık’a 6 yıl önce yerleşmiş. Geçmişte yurtdışında yaşadığını anlatan Nesrin Hanım, çoğunlukla Avrupa’dan getirdiği dekoratif objeleri sergiliyor. İstanbul’daki bit pazarlarının Avrupa’dakilerden farksız olduğunu; burada da çok zengin bir çeşitlilik olduğunu söylüyor. Ancak eklemeden duramıyor; ‘‘Ayvalık’ta Rumlardan kalan evlerden çok sayıda eşya ve obje geçmişte epey talan edilmiş, o eşyalar dünyanın her tarafına dağılmış. Şimdi arasanız bulamazsınız. Sadece kapılar kaldı”. Bit pazarı turumuzun sonuna gelirken vedalaşmak üzere Deniz Bey’in dükkanına uğruyoruz.”Bizim işimiz biraz kuyudan su çekmek gibi” diyor. ”Kim nereden gelirse kabul ediyoruz. Tek şartımız, dediğim gibi, ahlaki anlamda efendilik. Bir de yeni ve etiketli ürün kabul etmiyoruz. 2007’den beri birlikte devam ettiğimiz çok sayıda arkadaşımız var burada. Aramızdan ayrılanlar da oldu; bazıları vefat etti ya da şehir değiştirdi. Hatta aralarında tezgahta başlayıp işi ilerletince dükkan açanlar, yerleşik esnaflığa geçenler oldu. Ama şu da bir gerçek, antikacılıktan geçim sağlamak çok zor. Zaten burada tezgah açanların çoğu emekli gördüğünüz gibi. Biz herkese kolaylık sağlamaya çalışıyoruz”. Bugün Ayvalık’ta yarın başka bir yerde, bütün mücadele sofraya bir ekmek daha koymak, bir faturayı daha ödemek için değil mi? Mayıs’ın ilk cumartesisi. Ayvalık’ın bahara kucak açan daracık sokaklarında asmalar yeşile durmuş. Umut bitmiyor.

Hiç yorum yok:

Halkçı belediyecilik Türkiye için ütopya mı?

2024 GAZETE DUVAR: Halkçı belediyecilik Türkiye için ütopya mı?

  https://www.gazeteduvar.com.tr/halkci-belediyecilik-turkiye-icin-utopya-mi-haber-1665616 Yerel seçimlere doğru giderken Türkiye'deki ...